gora etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gora etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ocak 2008 Cuma

G.O.R.A Fragman




Videoyu izlemek için resme ya da yukarıdaki linke tıklayabilirsiniz...

16 Ocak 2008 Çarşamba

Özcan Hem Oynuyor Hem Oynatıyor

Özcan Deniz, şimdi de sinemanın mutfağına giriyor. Ya Sonra'nın senaryosunu yazan Deniz, filmin yönetmenliğini de üstlendi.

Bugüne kadar 'Kolay Para', 'Neredesin Firuze', 'Asmalı Konak' ve 'Keloğlan Kara Prense Karşı' isimli sinema filmlerinde rol alan Özcan Deniz, senaryosunu yazdığı, yöneteceği ve başrolünü oynayacağı "Ya Sonra" adlı yeni filmine hazırlanıyor.
Yapımcılığını Tim's Productions'un üstlendiği filmde Deniz'e kadın başrol oyuncusu olarak 'Çemberimde Gül Oya' dizisi ve 'G.O.R.A.' filmiyle yıldızı parlayan Özge Özberk eşlik edecek. Romantik komedi türünde ve 1 milyon dolar bütçeli filmin çekimlerinin 10 Eylül'de başlaması planlanıyor. Filmin sponsorluk dosyasında ise Deniz'in daha önce röportajlarında söylediği, "1 milyon garanti seyircim var" sözü de yer alıyor. Sponsor görüşmelerinin devam ettiği filme, ana sponsor olmak isteyen firmalar, yaklaşık 400 bin dolar artı KDV'yi gözden çıkarmak zorunda.

Filmin 2007 Şubat ayında gösterimde olacağını söyleyen yapımcı Timur Savcı, "Ya Sonra', 'Notting Hill' ve 'Mesajınız Var', tarzında bir film olacak. Filmde üç başrol var. Kadın oyuncumuz Özge Özberk, Didem karakterini canlandırıyor. İki de erkek başrol var. Birini Özcan Deniz oynayacak, ama hangi rol olduğu kesinlik kazanmadı. Diğer başrol için casting çalışması devam ediyor" diye konuştu.

Özge Özberk
Medyahaber

Çekimlerde ıslak havlularla serinledi


Çemberimde Gül Oya', 'Kırık Kanatlar' gibi diziler ve 'G.O.R.A.'deki oyunculuğuyla beğeni toplayan oyuncu Özge Özberk, geçen ay Tayland'daki Phuket adasında gerçekleştirilen Pantene şampuanlarının reklam çekimlerinde eğlenceli anlar yaşadığını anlattı. Büyük sivrisineklerin çekim karelerine girdiğini anlatan güzel oyuncu, sıcaklara karşı yaratıcı çözümler üretildiğini söyledi: "Ayaklarıma buzlu havlular sarılmasıyla bir hayli serinledim."

12 Ocak 2008 Cumartesi

Sıra 'A.R.O.G.'a geldi

07.11.2007

Sinema:Sıra 'A.R.O.G.'a geldi


Cem Yılmaz, G.O.R.A. adlı komedi-bilimkurgu filminin devamı olan A.R.O.G. için çalışmalara başladı. Filmde oynayacak isimlere yavaş yavaş karar veren Yılmaz, ilk filmde 'Ceku'yu canlandıran Özge Özberk ile 'Robot 216'yı oynayan Ozan Güven'e teklif götürdü. İki oyuncu, bu teklife hemen 'Evet' dedi. Senaryo üzerinde çalışan Cem Yılmaz, 'A.R.O.G., G.O.R.A.'nın tersi. Bunda başka bir mana aramaya gerek yok. Güzel ve değişik bir film olacak. İlk filmden memnun kalan herkes bu filmi çok beğenecek. Hoş ve güzel bir film hazırlıyoruz' dedi.

Yeşilçam şeytanın bacağını kırdı


29.03.2006

Babam ve Oğlum sadece gişede başarıyı yakalamadı aynı zamanda seyircinin 'ruhuna da dokundu'.

Sinema:Yeşilçam şeytanın bacağını kırdı

Bir zamanlar ismi ekonomik sıkıntıyla birlikte anılan Türk Sineması, gişe rekortmeni filmlerle en bereketli yılını yaşıyor.


Geçen yılın sonlarından itibaren sırayla gösterime giren ”Organize İşler”, “Babam ve Oğlum” ile “Kurtlar Vadisi-Irak”, seyirci rekoru kırarak gişe hasılatı tablosunu altüst etti.
Babam ve Oğlum sadece gişede başarıyı yakalamadı aynı zamanda seyircinin 'ruhuna da dokundu'.

3 Şubat 2006 tarihinde gösterime giren “Kurtlar Vadisi-Irak” seyirci rekoru kırmaya devam ediyor. Birkaç hafta önce “G.O.R.A” filminin Türk Sineması'nın en çok izlenen filmi unvanını elinden alan film,8. haftasında 4 milyon 201 bin 875 seyirciyle rekora koşmayı sürdürüyor.

Türk sinema tarihinde şimdiye kadar en yüksek bütçeli yapım unvanını da taşıyan “Kurtlar Vadisi-Irak” filminin yönetmenliğini Serdar Akar üstleniyor. Senaryosunu Raci Şaşmaz ile Bahadır Özdener'in kaleme aldığı filmin çekimleri, Gaziantep'te 42 günde gerçekleştirildi.

Sevilen televizyon dizisinde de izleyiciyle buluşan Necati Şaşmaz (Polat Alemdar) , Gürkan Uygun (Memati) , Erhan Ufak (Erhan) ile Kenan Çoban'ın (Abdülhey) yer aldığı filmde, “Titanic” ile tanınan ünlü Amerikalı oyuncu Billy Zane, Gary Busey ve “Cennetin Krallığı” filminde “Selahaddin Eyyubi” rolüyle büyük çıkış yapan Suriyeli oyuncu Ghassan Massoud da rol aldı.

Film için Türkiye'de ilk kez bir yapımda tek bir sahnede 6 kamera kullanılırken, yine ilk defa tek planda canlı bomba çekimi gerçekleştirildi. Türkçe, İngilizce, Arapça ve Kürtçe konuşulan film için toplam 3 bin 391 kostüm hazırlandı.

HEM GİŞE, HEM DE ÖDÜL REKORTMENİ

Genç yönetmen Çağan Irmak'ın ödüllü filmi, “Babam ve Oğlum” da izleyiciyi fetheden bir yapım oldu.

Film,18. haftasında 3 milyon 627 bin 291 kişiyi sinema salonlarına çekerek, gişe hasılatı tablosunda üçüncü sıraya yerleşti.

Senaryosunu da Çağan Irmak'ın kaleme aldığı yapımda oğulu Fikret Kuşkan, babayı Çetin Tekindor, torunu Ege Tanman canlandırıyor. Filmde, diğer rolleri Hümeyra, Şerif Sezer, Özge Özberk, Binnur Kaya ve Yetkin Dikinciler üstleniyor.

Sinema Yazarları Derneği'nden de 6 dalda ödül kazanan bu ilgi çekici yapım, “En İyi Film”, “En İyi Yönetmen”, “En İyi Senaryo”, “En İyi Erkek Oyuncu (Çetin Tekindor) ”, “En İyi Kadın Oyuncu (Hümeyra) ”, “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Şerif Sezer) ” ödüllerine layık görülmüştü.

Türk Sineması'nın hasılat rekortmeni filmlerinden “Organize İşler” ise 13. haftasına girdi. Yılmaz Erdoğan'ın yazıp yönettiği, Türk Sinema'nın ünlü isimlerinin rol aldığı film, gösterime girdiği 23 Aralık 2005 tarihinden bu yana 2 milyon 558 bin 69 seyirci topladı.

REKORTMEN FİLMLER


Türkiye'de bugüne değin en çok izlenen film unvanı, “Kurtlar Vadisi-Irak” adlı filmde bulunuyor. Bu yapımı,29 hafta gösterimde kalarak 4 milyon bin 711 seyirciye ulaşan “G.O.R.A” izliyor.
Kurtlar Vadisi Irak'ı 4 milyon 201 bin 875 kişi izledi.

Türkiye'de gösterimde bulunduğu sürede 1 milyon barajını aşan filmler ve seyirci sayıları şöyle:
Kurtlar Vadisi-Irak: 4 milyon 201 bin 875
G.O.R.A: 4 milyon bin 711 kişi
Babam ve Oğlum: 3 milyon 627 bin 291
Vizontele: 3 milyon 308 bin 383
Vizontele Tuuba: 2 milyon 894 bin 802
Hababam Sınıfı Askerde: 2 milyon 586 bin 132
Eşkıya: 2 milyon 568 bin 339
Organize İşler: 2 milyon 558 bin 69
Kahpe Bizans: 2 milyon 472 bin 162
Hababam Sınıfı 3.5: 2 milyon 35 bin 82
Asmalı Konak-Hayat: 1 milyon 791 bin 396
O Şimdi Asker: 1 milyon 657 bin 51
Hababam Sınıfı Merhaba: 1 milyon 580 bin 535
Komser Şekspir: 1 milyon 329 bin 86
Güle Güle: 1 milyon 275 bin 967
Herşey Çok Güzel Olacak: 1 milyon 239 bin 15
Propaganda: 1 milyon 238 bin 878
Neredesin Firuze: 1 milyon 64 bin 162
Deli Yürek-Boomerang Cehennemi: 1 milyon 51 bin 352.


Kaynak: Hürriyet

10 Ocak 2008 Perşembe

2005 Yılı Özge’nin Yılı Olacak


Kanal D’nin reyting rekorları kıran dizisi ‘Çemberimde gül oya’nın Yurdanur’u Özge Özberk, en büyük ödülü halktan aldığını söylüyor. Özberk, ‘Oyunculuğumla yaşattığım Yurdanur karakteri, o yılları yaşayan kadınları çok etkiliyor. Beni yolda çevirip, gözleri dolu dolu teşekkür ediyorlar’ diyor Özge Özberk.

Yolda çevirip teşekkür ediyorlar Özge Özberk’i ‘Gora’ filminin güzel prensesi ‘Ceku’ olarak da hatırlamak mümkün. Ama o ‘Çemberimde gül oya’ ile o kadar bütünleşti ki, artık herkes ‘Yurdanur’ olarak tanıyor ve tebrik ediyor genç oyuncuyu.

Yaptığınız işlerdeki başarınız, bir süredir sizi gündemin en üst sıralarına oturttu. Peki kendinizi bize anlatmanızı istesek, nasıl biridir Özge Özberk?

Ben 13 Ağustos 1976 doğumlu, Aslan burcu bir kızım. Sanıyorum ki ben büyümemiş bir aslanım, kedi aslanım galiba! Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ndeki tiyatro eğitimimden hemen sonra 1994 yılında BKM’nin kurulduğu günlerde tiyatro yaşamım başladı. Şu anda mesleğimdeki 10’uncu yılım. İlk oyunculuğum Yılmaz Erdoğan’ın yazdığı Turgay Kantürk’ün yönettiği ‘Oto Gargara’ ile BKM sahnesinde başladı. O günden sonra hiç dur durak bilmeden koşuşturdum diyor Özge Özberk.

Başarınızın ardında yoğun bir çaba ve özveri olduğu kesin. Peki bu başarıdaki diğer sırlarınız nedir?

Özge Özberk'in ‘Oto Gargara’ ile başlayan tiyatro hayatım ‘Sen hiç ateş böceği gördün mü’nün ardından, Umur Bugay’ın senaryosunu yazdığı ‘Oğlum adam olacak’la devam etti. Orada hem oynadım, hem de yönetmen yardımcılığı yaptım. Şu anda BKM’de ‘Bana bir şeyhler oluyor’la tiyatro oyunculuğum devam ediyor. Bu arada bir de sinema filmim var biliyorsunuz. Benim sırrımı soruyorsunuz! Evet benim sırrımın arkasında kocaman bir BKM imzası var.

medyaline

'G.O.R.A.'da eski filmleri izleyen prenses Ceku'yu canlandiran Özge Özberk, Kanal D'de yayimlanan 'Cemberimde Gul Oya'da da basrolde. Genc oyuncu, 'Eski asklar yok!' diyor

HIZIR TUZEL

İSTANBUL - 'G.O.R.A.'yi izlerken, 'Tum bu perdede olup bitenler gercek olsa, dunya ne kadar sevimli bir yer olurdu' diye dusunmeden edemedim. Ve, bu filmde emegi gecen herkesin uzaylilarla irtibat halinde olduklarina dair bir suphe uyandi icimde. Ancak uzaylilar yapabilirdi cunku bu filmi. Gecen hafta, Ozan Guven'in Radikal'e yaptigi aciklamada, saka yollu, 'Cem Yilmaz uzaylilarin basidir' demesi de, ayrica kafami karistirmisti. Hemen Sirius Uzay Merkezi Baskani ve UFO uzmani olan Haktan Hakdogan'a gidip konuyu arastiracaktim ama meseleyi icerden halledeyim dedim.
Filmde 'Ceku' adli uzayli bir prensesi canlandiran Özge Özberk'i buldum. Kendisiyle yaptigim gorusmede uzay ve uzaylilarla ilgili sorularimi aciklikla yanitlamamasi dikkatimi cekti. Ornegin 'Nereden gelip, nereye gidersiniz?' seklindeki ince sorumu soyle yanitladi:
"1976 dogumluyum. Mujdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Bolumu'nden mezun oldum. 'Bizim Ev', 'Sir Dosyasi', 'Bizimkiler' gibi televizyon dizilerinde oynadim. Simdi de, 'Cemberimde Gul Oya' var. Ayrica, BKM Oyunculari'inda 'Otogargara', 'Sen Hic Ates Bocegi Gordun Mu?' ve 'Bana Bir Seyhler Oluyor' gibi oyunlarda rol aldim."
Ozge hanim, citi piti, insanin gozlerine guzel guzel bakan, eski Turk filmlerindeki masum kiz edasinda sirin biri. Hos hos guluyor ikide bir. İste o zaman supheleniyorum kendisinden. Bu kadar dogal gulen, kendini saklamaya ozen gostermeyen, samimi insan kalmadigi icin dogru yolda ilerledigimi fark ettim. Vardi bu kizda bir seyler. 'Siz G.O.R.A.'da eski Turk filmleri izleyen bir prensesi canlandirirken beri yandan da, 'Cemberimde Gul Oya'da yine eski zamanlarda yasiyorsunuz. O zaman soyleyin bakalim, nedir bu eski zaman takintilari. Ornegin, siz de, Ceku gibi eski Turk filmlerini filan izliyor musunuz?' Samsirip kaldi tabii, bu soru karsisinda. Bir sure kendini toparlamaya calisti. Bakti ki, kacis yok, anlatmaya devam etti:

Eski asklar
"Belgin Doruk'u kucuklugumden beri cok severim, seyrederim. Ama oyle oturup da cok fazla seyretmezdim acikcasi. Ama cok eglenceli bulurdum o donemin filmlerini. O nostaljiyi ve eski donemi hissetmek acikcasi cok heyecanlandirici bir sey. O kostumleri, o naifligi, o askta yasanan heyecani biraz olsun hissetmek guzel. Sonra, dizi cekimlerinde o donemi, senaryoya bagli kalarak da olsa yasamak, cok heyecanlandirdi beni. O doneme ait hissettim kendimi. İcine girdim ve icimde hissediyorum, cok guzel bir seymis. Demek ki ben bunu gormezden gelmisim daha once. Dizi oncesi ve sonrasi diye ayirabiliriz bunu. Diziye kadar cok fazla eski Turk filmi seyretmezdim, asklar filan ilgilendirmezdi, yakin gelmezdi ama artik takip etmeye calisiyorum. Hem de cok zevk aliyorum."
Oyle ya, Ozge hanim dogru soyluyor. Eski asklar kalmadi artik. Ask icin verem olmalar filan pek yok zamanimizda. Ben uzay konusunda durum degerlendirmesi yaparken o devam ediyor eski ask meselelerine:
"Simdikiyle farkli, arada cok buyuk bir ucurum var. 'Sevgi meselesi bu kadar mi degisir?' diye dusunuyorum. Hep bir gizli ask, 'Ama buyuyu bozmayalim' durumlari varmis hep. El ele tutustuklari, goz goze geldikleri cay bahcesi asklari varmis. 'Sevgilimin mendilini kokladim gunum guzel gececek' durumlari varmis. Simdi, 'Kiz bana mesaj atti abi' durumlari yasaniyor. Cok yuzeysel yasaniyor her sey, cok alternatifli yasiyoruz belki de bu yuzden. Kadinlar artik ayaklari uzerinde durabiliyorlar mesela. Sonra, bencil yasaniyor artik. Bir de simdi askta cok fazla aci cekmiyoruz. Aci yasansa da, iki-uc gunde atlatiliyor. İki tane depresyon hapi icip, kendine geliyorsun. Mektuplar filan yazilirmis, simdi insan terk edildigini bile cok sonra ogrenebiliyor. Gecmisle buyuk ucurum var."


'Uzaylilar gelecek'
Bakiyorum Özge Özberk sorularimi gecistiriyor. Ben de onu bir soru yagmuruna tutuyorum ki sormayin. Sanirsiniz meteor yagmuru. Birbiri ardina sorumlarimla onu bunaltiyor. Onu G.O.R.A.'daki gibi bir uzay atmosferine sokuyorum.
Uzayla araniz nasildir, ilgilenir misiniz?
Valla Cem Yilmaz'a kadar cok fazla ilgilenmiyordum, Ozan da demis, 'Cem Yilmaz uzaylinin ta kendisi' diye. Hakikaten bence de, o uzayli. Aynen ben de oyle dusunuyorum.
Cem beyin kuyrugu filan mi var?
Onu gormedim ama cok baska bir yerde yasiyor. Beyin dalgalarini yakalayabilmek cok zor ama yakaladiniz mi, cok baska bir boyuta geciyorsunuz. Onun baska bir enerjisi var ve bu dunyaya ait degil ve eminim onun gibi bir zekâya bir daha rastlayamam.
Zaman zaman medyada birtakim UFO haberleri cikar, izler misiniz bunlari?
İlla ki bunlar oluyor. Yoktan bir sey uzerine bu kadar cok dusunulemez, bu kadar sey yazilamaz, bu kadar film yapilamaz. İlla bir gun bir yerlerden cikacaklar ve 'Biz buradayiz, siz nasilsiniz?' diyecekler. Bir sekilde gelecekler.
Sizce bunlar iyiler mi kotuler mi?
Kotu olsalardi coktan gelmislerdi, ortam cok uygun, bence iyiler. Medeniyet olarak bizi asmislar ve daha bizi seyrediyorlar. 'Bakalim bunlar daha neler yapacaklar?' diye.
Filmin cekimi esnasinda size bir mudahalede bulundular mi?
Valla keske oyle bir sey olsaydi. O zaman film daha cabuk gosterime girerdi diye dusunuyorum.
Begenmediler belki de, o yuzden?
Begenmemeleri mumkun degil. Uzayli da olsa, insan her yerde insandir.
Sizin daha once bu filmde beraber oynadiginiz bazi erkeklerle yakin iliskileriniz olmus. Bunun uzayla bir ilgisi var mi, yoksa yabanci erkekleri(!) begenmiyor musunuz?
Bunlarin uzayla bir ilgisi yok. Bu tip konulari konusmak istemiyorum artik. Bazi seyler yasanir ve biter. Zaten bu camiadan kimseyle artik beraber olmamaya calisiyorum acikcasi. Bir dis goz olarak bakinca buna karar verdim. Ayni ortamda olmak, ayni iste calismak cok avantajli degil. İste ve evde birliktesiniz, evde kavga ettiniz bunu sahneye yansitmamaniz gerekiyor, zor bir sey.

radikal

8 Ocak 2008 Salı

Günümüzde Geçen Hikayelerde Oynamayı Sevmiyorum


OZGE OZBERK "Kirik Kanatlar" dizisiyle karsimizda. Onu "Cemberimde Gul Oya" ile TV'de, "G.O.R.A." ve "Babam ve Oglum" ile sinemada izleyip tanimistik. Aslinda Ozberk 12 yillik bir oyuncu, ustelik tiyatro kokenli.

YAPRAK ARAS

Özge Özberk'i nasil bilirsiniz? Dizileri yakindan takip edenler icin "Cemberimde Gul Oya"nin Yurdanur'u olabilir. Ama benim icin hâlâ Prenses Ceku o. Arif'i operek G.O.R.A. gezegeninin ates topundan kurtarilmasina katkida bulunmus bir yari kahraman!
Saka bir yana, "G.O.R.A."nin uzerine bir film ve iki dizide rol almasina ragmen sokaktaki bircok kisi ona hâlâ Ceku diyormus. "Aaa G.O.R.A." diyenler de oluyormus. "İzel'i gorup 'Aa, İzel Celik Ercan' diyenler gibi" diyor Ozberk gulerek ve ekliyor: "Ama yas ortalamasi yuksek olanlar daha cok Yurdanur olarak taniyor." "Babam ve Oglum" filmiyle Cagan Irmak'in "kadrolu oyunculari" arasina girdigine iyice inandigimiz Ozberk ile "Kirik Kanatlar" dizisini ve "Nazli" karakterini konusmak icin bulustuk.
Son dort aydir hayati Ayvalik'ta gecen Ozberk dizi furyasina artik bir son verme vaktinin geldigine inaniyor: "Hicbir seye vakit ayiramiyorum. Kazandigim parayi harcamaya bile vaktim yok. Bu yaz karar aldim, kendimi gelistirecek seyler yapmak, Amerika'ya gidip İngilizcemi ilerletmek, oyunculukla ilgili atolye calismalarina katilmak ve tiyatroya donmek istiyorum."

Proje sectiginizi soylemissiniz. "Kirik Kanatlar"i kabul etmenizde dizinin milli mucadele zamaninda geciyor olmasinin etkisi oldu mu?
Olmaz mi! "Su Cilgin Turkler"i okumustum goz yaslariyla, teklif tam uzerine geldi. Bir de gunumuzde gecen hikayelerde oynamayi cok sevmiyorum. Sinirlarimi zorlamak, neler yapabilecegimi gormek istiyorum.

Ailenizde Kurtulus Savasi'na katilmis kimse var mi?
Annemin dedesi, Kurtulus Savasi'nda cepheye gitmis ve bir daha geri donmemis. Mezari nerede, o bile bilinmiyor. Sehit torunu olmak cok buyuk bir gurur benim icin.

"Kirik Kanatlar"daki rolunuz icin arastirma yaptiniz mi?
Neyse ki "Cemberimde Gul Oya"ya gore biraz daha hazirlikliydim. Dizide, Nazli'yi canlandiriyorum. Keman calan, Fransizca egitim gormus, pasalarla buyumus bir kiz... Bunu arastirarak bilemezsiniz. Hayal dunyanizda yasatmaniz lazim. Babalari oluyor, Nazli'nin nisanlisi oluyor... Nisanlisina mektup vermek icin gara kostururken yaralilari goruyor ve milli mucadele ruhu bu noktada kanina giriyor. Eminim su anda boyle bir sey olsa, hepimiz canimizi disimize takip mucadele veririz. Tuyleri diken diken eden bir sey. Ve inanir misiniz, bunu sette neredeyse birebir yasadim. Kitaplari okumakla falan olacak bir sey degil.

Milli duygulariniz hayli kabarmis...
500 kisilik bir yardimci oyuncu kadrosu geldi. Gar sahnesi cekiliyor, biri kocasini ariyor, biri cocugunu bekliyor... O kargasayi gormeliydiniz. Herkes o kadar inanarak oynuyordu ki, gozlerimden yas geldi. İnanilmaz bir seydi.

"Senaryo degistirildi"

At binmeyi de ogrenmissiniz dizi icin...
(Guluyor) Orada cok kotu at tecrubeleri yasadim. Bana arizali bir at denk geldi; surekli beni uzerinden atmaya calisiyor. Bir keresinde boynunda bir sure asili kaldim. At korkusu geldi bana. Bes bolum kadar atlarla cebellestim. Altinci bolumden sonra atli degil, yaya olarak devam ettim. Senaryo degisti, artik her yere yuruyerek veya at arabasiyla gidiyorum.

Kurtulus Savasi icin kurulan bir set farkli olmali. Sizi en cok sasirtan ne oldu?
Cok pratik calisan bir sanat grubumuz var. Surekli calismamiz gereken koy meydanindaki tas evleri bozup yeniden yapmak mumkun olmadigi icin tekerlekli bir sistem gelistirmisler. Var olan evlerin uzerine ahsap dekoru giydirip 1920'li yillar dekoruna donusturuyorlar.

Bir roportajinizda dizi izlemediginizi soylemissiniz. Bunun nedeni isin icinde oldugunuz icin kaniksamaniz mi?
Bir suredir "Hirsiz-Polis"i takip ediyorum. Dizileri cok yakin hissetmiyorum kendime. Belki de icinde oldugum icin, bilemiyorum. Artik dizi oyuncusu olarak gorulmek istemiyorum. Keske cok iyi bir tiyatro oyunuyla kendimi gosterebilseydim. Bu, 11 yildir benim icimde buyuk bir ukte oldu. Son iki yildir diziler yuzunden sahneye cikamiyorum. En buyuk istegim iyi bir tiyatrocu olmak. Asla bir dizi oyuncusu olarak kalmak istemiyorum.

Bir de bir dizide birkac bolum gorunup kendini oyuncu olarak tanitanlar var...
Boyle bir hedefleri varsa ne guzel, kendilerini gelistirsinler. Ama iki kamera hareketi gorup "Ben oyuncu oldum" demeleri garip geliyor. 12 yil oldu ama ben bile daha boyle bir sey demiyorum.

"Erkek arkadasim sanki asker yolu bekliyor"

Cekimler yuzunden surekli Ayvalik'tayiz. Erkek arkadasimla cok az gorusebiliyoruz. Asker yolu bekliyormus gibi bir durumu var. Ama basarilarimi seyrettikce gurur duyuyor ve buna katlaniyor. Dizilerle hic alakasi olmayan bir insanken, ailemle birlikte dizi izlerken buldu kendini. "Cemberimde Gul Oya"yi da zorla seyrettiriyordum.
Bundan iki yil oncesine kadar denemeler yaziyordum. Birikmis 150 kadar hikayem vardi.
Defterler aldim Ayvalik'a giderken ama yorgunluktan hicbir sey yapacak halim kalmiyor.
Zamansizliktan alisveris yapma luksum kalmadi. Marka takintim yoktur ama İstanbul'a gelince Zara'ya bakmadan donmem.

"Burnumda problem vardi, neden yaptirmayayim?"

Özge Özberk: "Burnunu yaptirdi, bir yerlere geldi diye yazmislar bir yerde benim icin. Bunlarla kim ugrasir anlamiyorum. 12 yildir oyunculuk yapiyorum sonucta. İnsanlar guzel bir seye bakmak istiyorlar televizyonda. Rahatsiz oldugunuz bir sey varsa, ki benim burnumda problem vardi, neden yaptirmayayim? Bunun konusuluyor olmasi bile cok sacma."

"Cok cekingendim, dolmusta 'İnecek var' diyemezdim"

Cocuklugunuzda da merakli miydiniz oyunculuga?
Evet ama ilkokuldayken bir gun siir okuma sirasinda bir sahne korkusu geldi ve liseye kadar surdu. Cok cekingen bir cocuktum. Dolmusta "İnecek var" diyemezdim. Birisi inerse arkasindan inerdim.

Mujdat Gezen Sanat Merkezi'ni neden bitiremediniz?
Atildim. Sinifi cok iyi bir puanla gecmisken, bir hocamizin arizasi sonucunda bircok arkadasim benimle sinifta kaldi. Bunlar arasinda "Avrupa Yakasi"ndaki Selin'i oynayan Evrim Akin, Ozgu Namal gibi isimler de var. Bir daha konservatuvar falan dusunmedim. En buyuk konservatuvar BKM'ydi benim icin. 1994'te kurulurken girdim ve 11 yildir oradayim.

Sizin icin oyunculuktaki donum noktasi nedir peki?
"G.O.R.A."da kendimden cok farkli bir oyunculuk yuklemedim Ceku'ya. Zaten benim gibi bir kizdi Ceku. Cem'in (Yilmaz) isminin gectigi bir isin icinde yer almak zaten isminizi duyuruyor olmak demek. Ama oyunculuk adina bunca yildir biriktirdiklerimi "Cemberimde Gul Oya"da gosterdim.

Simdiye kadar en severek oynadiginiz karakter hangisiydi?
Yurdanur'un yeri cok ozeldir cunku cok sey kattim ona.
Kendimi Ozge degil, Yurdanur olarak dusunmeye calistim.
Cok disli bir karakterdi. Keske hepimiz Yurdanur olabilsek, istediklerimizi sonuna kadar savunup pesinden gitsek.

Milliyet

26 Aralık 2007 Çarşamba

Özge Özberk: "Osman Sınav'ın PARS adlı filminde Narkotik Polisini oynayacağım."

Yol Yordam Bilsem Hemen Evleneceğim
ozgeozberk


18 yaşında “Bizimkiler” dizisinde başladığı oyunculuk serüvenine devam eden Özge Özberk, “Kırık Kanatlar” dizisinden ayrıldıktan sonra yeni projeler için kolları sıvadı. Şampuan reklamı için gittiği Uzakdoğu dönüşünde Kelebek’e konuşan Özberk, 3 yıldır Hayım Sadioğlu’yla birlikte olduğunu belirtip “İşe nereden başlamam gerektiğini bilsem hemen evleneceğiz” dedi…

Şampuan reklamı için Uzakdoğu’ya Phuket’e gittiniz, nasıl geçti çekimler?..

- Phuket Adası’nda paket oldum. Bir daha gideceğimi sanmıyorum, korkunç bir memleket. Herkes Puket Puket diyor ama ben bir ’puket’ göremedim. İnsan bir araştırma yapar güzel mi değil mi diye. Gittik yağmur, çamur… İki gün set ertelendi zaten.

İki katlı uçakla uçtunuz yani…

- O kadar bussiness gitmişim ki ben biletimi gösterir göstermez sizi üst kata alalım dediler. Uçağa binişimden inişime kadar 10 sayfa yaşadıklarımı yazdım. Çok komikti, annem diyor ki, “Kızım baktın gate’i bulamadın boşver, dönüş biletin var, ilk uçakla geri dönersin”… Koptum gülmekten. 16 saat ’anneee’ dedim… İlk defa bu kadar uzun yolculuk yapıyorum ve yalnızdım. Uzakdoğu bana çok korkunç geliyordu zaten.

Korkuyorum Uzakdoğu’dan dediniz. Tek başınıza gitmişsiniz oralara, nasıl yaklaşımlar vardı size karşı?

özge özberk- Vallahi evet korktum. Uzakdoğu ya, bana pek bir uzak geliyordu (gülüyor), çekiniyordum işte, köpek falan kesiyorlar diye. Allah’tan yemek zorunda kalmadım. Ama çok yardımsever ve şeker insanlarmış. Ben sete gittim bir anda kendimi oturtulmuş, kucağımda yastık, ayaklarım suda, masaj yapılıyor, ellerim manikürde, kafam arkaya dayanmış masajda buldum. Görmeliydin yüzümdeki gülümsemeyi. Çok komikti durumum. Kit adında bana yardım eden asistan bir kız vardı. Her 5 dakikada bir gelip, “Bir şey ister misiniz” diye soruyordu. O kadar ilgilendi ki, artık ben sonunda “Kit, git” derken buldum kendimi (gülüyor). Sonra Türkiye’den Özge Özberk diye tanıtıyorlar. Herkes ’aaa’ diye fotoğraf çektiriyordu. Bir de dönüşte orada çok fena bir korku yaşadım…

Niye ki, ne oldu?

- Orada tsunami, felaket durumu var ya, havaalanında check’i yaptırdım, kapıyı arıyorum, ordan oraya koşuştururken, kafamı bir çevirdim belki 1500 tane öğrenci, bunun 1300’ü kız ordusu bana doğru koşuyor. Dedim ki burada bu kadar popüler olamam herhalde! Çekildim kenara. Dedim ki, herhalde uçak kaçıyor da koşuyorlar ama bu kadar çığlık çığlığa niye gitsinler? Elinde pankartlı bir kızı çektim sordum ne oluyor diye. Tayland’ın en ünlü popstarı uçaktan inmiş. Kapılara çığlık kıyamet üşüştüler bunlar. Acayip korkmuştum o anda.

Kıyafet aldınız mı kendinize?

- İstanbul’da daha fazlası var, biliyor musun! Üstelik nasıl pahalı anlatamam… Turistleri kazıklıyorlar vallahi… İki mumluk aldım bir de kimono tarzı bir şey…

AMERİKA’YA GİDİYORUM

Orada Amerikalı bir oyuncu koçunuz ve yönetmeniniz olmuş… Belki sizin de Hollywood yolunuz düşer…

- Evet… Kim, Amerikalı ve kocası Türk. Türk insanlarına aşırı düşkünlüğü ve sevgisi var. İnanılmaz iyi bir oyuncu koçu ve yönetmen. New York’ta yaşıyor. Kadınla o kadar anlaştık ki, beni kendi kardeşi gibi gördü. Çekimlerden 2 hafta sora Amerika’ya gittik, eşiyle birlikte yemek yiyip, buluştuk… Hálá yazışıyoruz. Geçenlerde Lübnan’da çok yakın dostlarım var, mahsur kaldılar, “Dua et” diye yazdı bana. Hollywood ise… Bakın, işte burada Hollywood (gülüyor ve Hollywood yazılı küllüğü gösteriyor)… Hollywood evimizde, Evimiz Hollywood’da… Ben gitmedim o bana geldi. Şaka bir yana nerede işini yapıyorsan taşlarını cebine doldurmadan, birikimini yapmadan, o taşlarını orada saçma cesaretin yoksa gidemezsin Hollywood’a. Burada o kadar donanımın olmalı ki seni geri çevirmemeliler. Ya da çok sıkı arkanın olması geriyor.

Her iş için geçerli değil mi ama bu dediğiniz. Birikimin olsa da eğer çevren ve arkan yoksa bir yere ulaşman zor…

özge özberk- Birikimsiz olsan da çevren varsa yapıyorsun evet. Birikimsiz olanların oynadığını da gördük… Ama o cesareti bulman için kendine çok çok güvenmen gerekiyor. Başta tabii bir dil problemi var. Ben bu yıl 3 ay kalıp Amerika’da dil sorununu tamamen halledeyim demiştim ama diziden ve işlerden fırsat bulamamıştım. Bu sene dizi işini bitirip bu işi halletmek istiyorum.

Kırık Kanatlar’dan ayrıldınız… Neden?

- Senaryo ile ilgili çok büyük problemlerim vardı, olmadı. Rolün ilerisini göremediğim ve huzursuz olduğum için ayrıldım…

Sinema projesi var mı peki?

- Evet, Özcan Deniz’in ’Ya Sonra’ adlı bir hikayesi vardı ama ertelendi… Osman Sınav’ın ’Pars’ adlı filminde narkotik polisi oynayacağım. Operasyonlara falan katılacağım. Artık coşmak ve koşmak istiyorum. Yeter bu kadar ağır abla ve duygusal roller…

Koşmayı ve coşmayı becerebilecek misiniz peki?

- Vallahi ben koşmaya başladım, gerçi GORA’da biraz koşmuştum ama tabii bu ayrı bir koşturma olacak…

Peki, şimdi bir evlilik de söz konusu sanırım yakın zamanda…

- Evet, nişanlım Hayım’la biri bizi yönlendirsin diye bekliyoruz. Bu işlere nereden başlanır, nasıl bir şey istiyoruz bilemiyoruz. Her genç kızın hayali durumunu ben yaşamadığım için ne yapacağımı bilmiyorum. Aslında tarih şu, şurada düğününüz var deseler hemen koşup evleneceğiz. Her şeye olur diyecek bir havadayım. Ama sanırım yılbaşından sonra plan yapacağız ve uğraşacağız. Bu yaz nişanımız olmuştu, iki yıldır beraberiz. Ben 30, Hayım 34 yaşında, artık vaktimiz geldi. Küçükken ben evlenmem derdim ama doğanın kanunu galiba evleniyoruz işte. Doğru adamı buldun mu tamam ve ben de buldum…

Ne işi yapıyor nişanlınız?

- Maden işletmeciliği yapıyor. Sivas’ta bir demir madeni var, patlatıyor dağları, çıkarıyor demirleri. Zor işi var. Ben gittim gördüm, inceledim. Çok zor işi, bir geliyor yüzü kıpkırmızı.

Ne olacak soyadınız evlenince?

- Sadioğlu… Ama Özberk iyidir yine de… Tabii Özge Özberk bir şarkıcı ismi olarak iyidir (gülüyor). Ayvalık’ta dış çekim yaptığımız zaman çoluk çocuk imza alıyorlardı. Bir tanesine “Özge Özberk, sevgilerimle” yazdım. Bana “Ablaaa, sen şarkıcı mısın ya?” dedi. “Yok canım dizi çekiyoruz” dedim. Tabii ki bilmek zorunda değil ama çok gülmüştüm.

Yeni dizisinde Zuhal Olcay’la oynayacak

Ayşe Kulin’in Geniş Zamanlar kitabından Mahinur Ergun’un senaryolaştırdığı dizide Zuhal Olcay’la birlikte başrol oynayacağım. Dizide alt tabaka bir ailede doğmuşum ve Türkiye’nin en ünlü avukatına giden bir kadının kızıyım ben. Fakat avukatın çocuğu olmadığı için beni büyütüp, okutuyor. Zehra’yı, yani beni üniversitede okutup, yurtdışına gönderip üst düzey bir kız haline getiriyor. Sonra avukatın eşi rolündeki Zuhal Olcay’dan bir kızı oluyor ve beraber büyüyorlar, ona ablalık yapıyor Zehra… O kadar şanslıyım ki oyuncuların çok iyi olmasından yana… Hiç aklımda dizi yokken aklımı çeldiler…

Röpörtaj : Dilek DALLIDAĞ

Orjinali Hürriyet Gazetesi’nin 03.10.2006 tarihli yayımının Kelebek ekindedir. (Sf.13)

Özge Özberk: Yaza Bebek İstiyoruz, Milliyet haberi


Dönem projelerinin vazgeçilmez oyuncusu Özge Özberk, şu günlerde hem ''Sinekli Bakkal'' dizisi hem de Murat Saraçoğlu'nun ''120'' isimli tarihi filminde oynuyor. Yaza doğru da ''G.O.R.A.''nın devamı olarak çekilecek taş devrinde geçen ''AROG'' filminde rol alacak

Özberk zaman tünelinden çıkamıyor

Dönem projelerinin vazgeçilmez oyuncusu Özge Özberk, şu günlerde hem ''Sinekli Bakkal'' dizisi hem de Murat Saraçoğlu'nun ''120'' isimli tarihi filminde oynuyor. Yaza doğru da ''G.O.R.A.''nın devamı olarak çekilecek taş devrinde geçen ''AROG'' filminde rol alacak


Abdullah Malkoç/MİLLİYET

Çemberimde Gül Oya, Kırık Kanatlar gibi dönem dizilerinde canlandırdığı rollerle dikkatleri üzerine çeken Özge Özberk, bu kez günümüze uyarlanan bir edebiyat eserinin ekran versiyonunda başrol oynayacak. Özberk, Türk edebiyatının usta isimlerinden Halide Edip Adıvar'ın ''Sinekli Bakkal'' isimli romanından aynı adla çekilen dizide ''Rabia'' karakterini canlandıracak. ATV'de yayınlanacak Pastel Yapım imzalı dizide, İkinci Meşrutiyet öncesi farklı sosyal sınıflardan kahramanların yaşamları beyazcama taşınacak. Senaryosunu Gökhan Aktemur ve Şirin Aktemur Toprak'ın kaleme aldığı dizide Özberk'e Mazlum Kiper, Şemsi İnkaya, Sermin Hürmeriç, Erkan Sever eşlik edecek. Dizide rol alacak jön oyuncuyu hâlâ bulamadıklarını söyleyen Özberk, bir yandan da Kurtuluş Savaşı yıllarını anlatan Murat Saraçoğlu'nun ''120'' isimli filminde oynuyor.

Daha önce ''Sinekli Bakkal''ı okumuş muydunuz?
Ortokul - lise yıllarında okullarda okumuştuk ama proje geldiğinde içinize işlemesi için her şekilde onunla yatıp, onunla kalkmanız gerekiyor.


Anında okudum
Teklif geldiğinde nelere dikkat ettiniz?
Hemen bir ''Sinekli Bakkal'' kitabı hediye edildi bana Pastel Yapım'dan. Anında okudum. Beni inanılmaz heyecanlandırdı. Rabia'yı çok sevdim, dolayısıyla bu kadar zor bir yükün altına girmeyi, oyunculuk anlamında gerçekten sınırlarımı zorlayabileceğim bu rolü kabul ettim. Aslında Rabia dışında bütün roller öyle. Kız Tevfik de, anne de, dede de. Bir de Meşrutiyet yıllarından bu yana hayata bakış açısı bu kadar mı değişmemiş? Hepimiz aslında etrafımıza baktığımızda birçok Rabia ile karşılaşıyoruz.

Rabia, nasıl bir genç kız?
İdealleri uğruna birçok şeyden vazgeçen kızlar çok var etrafımızda. Bu da beni çok etkiledi. ''Çemberimde Gül Oya'' dizisindeki Yurdanur da kendi idealleri uğruna birçok şeyden vazgeçen bir karakterdi. Rabia'nın kendi dünyasında bu imkânları çok daha kısıtlı.
Bir aile çatısı altında dedenin konağı satmamak için torununu ev sahibiyle evlendirmek istemesi, bir yandan kızın bir müzisyene âşık olması, kız tamamen bunu sanat çerçevesi altında ve müziğe olan aşkıyla bağdaştırarak yapıyor. Çünkü aşk nedir, el ele tutuşmak nedir bilmiyor. Kabuğun içinde büyümüş, hep o kabuğu kırmak istiyor ama ''hayır kapat o kabuğu'' diye üzerine çullananlar olmuş.

Siz gerçek yaşamda Rabia gibi bir kaos yaşasanız, tercihleriniz ne yönde olurdu?
Çok şükür olmadı. Ne istiyorsam sadece ona yoğunlaşıp sonuna kadar peşinden gidiyorum.


'Kur'an - ı yarılamıştım'
Kitapta Raiba,hafız yani Kur'an okuyor, siz de okuyacak mısınız?
Evet, Rabia kitabın orijinalinde hafız. Mukabelelere gidiyor. Sesi inanılmaz güzel, nam salıyor gırtlağı ve sesiyle aranan biri oluyor. Hiç nota bilmediği halde ilahiler okuyor. Ben de Pregrini'nin piyanosuna eşlik edebileceğim bir parçaya hazırlanacağım. Bu şarkı Türk Sanat Müziği normlarımda olacak. Zaten ben de Kur'an okuyorum. Rahmetli anneanneciğim ilkokul yıllarında öğretti, her gün bir sayfa okuyarak yarıya gelmiştim. Arapça okuyabiliyorum. Kitapta da Rabia mukabeledeyken onu dinlemek için ağaçlara çıkanlar anlatılır.

Tarihi dizilerin aranılan oyuncusu olmanızın nedeni ne?
1994'te oyunculuğa başladım, çok minimal oynadığım için oyunculuğumla çok özdeşleştiriyorum. Çok duru oynadığım için dönemlere uyuyor. Ağırlığı, bakışı her şey duyguya dayalı. Aslında çok enerjiğimdir. Yaşam doluyum. Oynadığım karakterlere ters bir yapım vardır.


'Yaza bebek istiyoruz'

Sinema projeniz var mı?
Şimdi Safranbolu'da Murat Saraçoğlu'nun ''120'' isimli filmini çekiyoruz, orada da ağır bir dramanın içindeyiz. Bir de ''G.O.R.A.''nın devamı ''AROG'' için bekliyoruz. Mayıs sonu gibi onu çekeceğiz. ''AROG'' da Taş Devri'nde geçiyor, günümüzü yakalayamıyorum bir türlü. Gittikçe de daha geçmiş dönemleri oynuyorum. Yakında toz bulutunu canlandıracağım (Gülüyor). Şubat ayında ''120'' filmi vizyona girecek. İki hafta sonra çekimleri bitiriyoruz. Sadece bir savaş değil, perde arkasında kadınların savaşa gidenlerin ardından yaşadıkları ve Sarıkamış'ta 120 çocuğun kar, kış, kıyamet demeden orduya her şeyleriyle yardımcı olmaları ve vatan için cepheye gitmelerini anlatıyor.

Geçen yaz işadamı Hayim Sadioğlu ile evlendiniz, nasıl gidiyor evlilik?
Çok harika gidiyor. dördüncü ayımızı doldurduk. İşim konusunda da çok büyük destek veriyor. Şimdi eşim, ailesi, benim ailem çok mutlu ve heyecanla Sinekli Bakkal dizisini bekliyorlar. Koşuşturma biraz yavaşlasın yaza bebek istiyoruz.

19 Aralık 2007 Çarşamba

G.O.R.A ve Mavi Gözlü Dev Afişleri



Özge Özberk Kısa Biyografi

Özge Özberk, 13 Ağustos 1976 İstanbul'da doğdu.

Müjdat Gezen Sanat Merkezi tiyatro bölümünden mezun oldu. 2000-2002 yıllarında İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Şiir Tiyatrosu Kulübü’nde yönetmenlik yaptı.

“Bizim Ev”, “Sır Dosyası” ve “Bizimkiler” gibi televizyon yapımlarında oyunculuk yaptı, “Yıldız Tepe” adlı filmde başrol oynadı. "Otogargara" müzikali ve “Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü?” oyununda da rol aldı.

Bunların arkasında genç yaşında girdiği BKM'nin payı çok büyüktür. Daha sonra asıl yıldızının parladığı Cem Yılmaz'ın GORA filminde Ceku, Babam ve Oğlum filminde Birgül, Çağan Irmak'ın 80'leri anlattığı Çemberimde Gül Oya'da Genç Yurdanur, Kırık Kanatlar'da Nazlı, 2007'de de yönetmenliğini Biket İlhan, senaristliğini Metin Belgin'in yaptığı Nazım Hikmet Ran'ın hayatını anlatan Mavi Gözlü Dev adlı filmde oynadı.

Şu anda da Geniş Zamanlar dizisinde Zehra karakteriyle karşımızda.

Özge Özberk, üç yıldır birlikte olduğu nişanlısı Hayim Sadioğlu ile de 15 Temmuz 2007 tarihinde dünya evine girdiler.

Hayatında babası Ünsal Özberk'in çok özel yeri olduğunu sık sık dile getirmiş ve
tiyatro kariyerinde babasının ona verdiği desteği hiç unutmadığını dile getiriyor. Genç aktris, 'Babam, provalar geç bittiği için aylarca her gün beni almaya geldi' diye anlatıyor.

Ödüllerinden Bazıları:
2006: Sadri Alışık Ödülleri, En iyi yardımcı kadın oyuncu, (Babam ve Oğlum)
2006: Beyaz İnci Televizyon Ödülü